Her neslin diline pelesenk olmuş bir cümle vardır: *"Bu gençlik nereye gidiyor?"* Kahvehanelerde, aile sofralarında, televizyon programlarında ve sosyal medyada bu soruyu duymak artık sıradan bir durum hâline geldi. Gençler; saygısız, sorumsuz, teknoloji bağımlısı ve geleceğe karşı umursamaz olmakla suçlanıyor. Oysa bu eleştirilerin ne kadarı gerçeği yansıtıyor, ne kadarı ise önyargılardan ibaret?
Bugünün gençleri, önceki kuşaklardan çok farklı bir dünyanın içinde büyüdü. Teknolojinin hayatın merkezine yerleştiği, bilgiye saniyeler içinde ulaşılabildiği, rekabetin her geçen gün arttığı bir çağda yaşıyorlar. Bu nedenle onların hayata bakış açıları da doğal olarak farklılaşıyor. Farklı olmak, yanlış olmak anlamına gelmez. Aksine, değişen dünyaya uyum sağlayabilmek için farklı düşünmek ve farklı yöntemler geliştirmek zorunlu hâle gelmiştir.
Ne yazık ki toplum olarak gençlerin başarılarından çok hatalarını konuşmayı tercih ediyoruz. Bir gencin yaptığı yanlış günlerce gündemde kalırken, bilim olimpiyatlarında derece alan, uluslararası yarışmalarda ülkesini temsil eden, kendi işini kuran ya da sosyal sorumluluk projelerinde gönüllü çalışan binlerce genç çoğu zaman fark edilmiyor. Oysa bu ülkenin geleceğini inşa edecek olanlar tam da bu gençlerdir.
Elbette gençlerin de eksikleri vardır. Teknolojinin bilinçsiz kullanımı, sosyal medya bağımlılığı, kitap okuma alışkanlığının azalması ve yüz yüze iletişimin zayıflaması önemli sorunlar arasında yer alıyor. Ancak bu sorunların tek sorumlusu gençler değildir. Çocuklarına küçük yaşlardan itibaren telefon ve tablet veren aileler, ezbere dayalı eğitim sistemi, kültürel etkinliklerin yetersizliği ve ekonomik sıkıntılar da bu tablonun oluşmasında önemli rol oynamaktadır. Bir toplumun yetiştirdiği gençlik, aslında o toplumun aynasıdır.
Gençlerden sürekli mükemmel olmalarını beklerken onlara yeterince güveniyor muyuz? Fikirlerini özgürce ifade etmelerine izin veriyor muyuz? Hata yaptıklarında yol gösteriyor muyuz, yoksa yalnızca eleştiriyor muyuz? Bu soruların cevapları, gençlerin geleceğini belirleyecek kadar önemlidir. Çünkü güvenilmeyen, dinlenmeyen ve sürekli küçümsenen bir gençten büyük başarılar beklemek gerçekçi değildir.
Tarih boyunca birçok önemli buluşun, sanat eserinin ve toplumsal değişimin arkasında gençler vardı. Dünyayı değiştiren bilim insanlarının, sanatçıların ve girişimcilerin önemli bir bölümü başarılarına genç yaşlarda ulaştı. Cesaret, yenilikçilik ve hayal kurma gücü çoğu zaman gençliğin en büyük avantajı olmuştur. Bu nedenle gençleri yalnızca eksikleriyle değerlendirmek büyük bir haksızlıktır.
Öte yandan gençlerin de bazı sorumlulukları vardır. Bilgiyi doğru kaynaklardan öğrenmek, eleştirel düşünme becerisini geliştirmek, zamanını verimli kullanmak, okumaktan ve araştırmaktan vazgeçmemek, ülkesine ve topluma karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmek onların geleceğini şekillendirecektir. Başarı yalnızca imkânlarla değil; emek, disiplin ve kararlılıkla elde edilir. Gençlik, enerjisini doğru hedeflere yönelttiğinde aşamayacağı engel yoktur.
Asıl sorun, gençliğin değişmesi değil; değişen dünyayı anlamakta zorlanmamızdır. Her kuşak, kendinden sonraki nesli eleştirmiştir. Dün büyüklerini anlamayan gençler vardı, bugün de gençleri anlamayan büyükler var. Oysa kuşaklar arasında çatışma yerine iletişim kurulabilse, deneyim ile yenilik aynı masada buluşabilse, ortaya çok daha güçlü bir toplum çıkacaktır.
Bugün elimizde telefonuyla vakit geçiren bir genç de var, laboratuvarda gece gündüz çalışan bir genç de... Sosyal medyada saatlerini harcayan da var, deprem bölgesinde gönüllü olarak yardım dağıtan da... Birkaç olumsuz örnek üzerinden bütün bir nesli yargılamak doğru değildir. Gençliği anlamak için önce onları dinlemek gerekir. Çünkü her gencin hayalleri, mücadeleleri ve karşılaştığı zorluklar birbirinden farklıdır.
Sonuç olarak, "Sözde gençlik" demek yerine gençliğe umutla bakmayı öğrenmeliyiz. Onları yalnızca eleştiren değil, destekleyen; yalnızca kusurlarını gören değil, başarılarını da takdir eden bir toplum oluşturabilirsek geleceğe daha güvenle bakabiliriz. Unutulmamalıdır ki bugünün gençleri, yarının öğretmeni, doktoru, mühendisi, çiftçisi, sanatçısı, bilim insanı ve yöneticisi olacaktır. Onlara duyulan güven, aslında ülkenin geleceğine duyulan güvendir. Gençliği küçümsemek kolaydır; asıl önemli olan, onların potansiyelini ortaya çıkaracak ortamı hazırlayabilmektir. Çünkü güçlü bir gelecek, ancak güçlü ve bilinçli bir gençlikle mümkündür.

Etimesgut Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Yardımcısı Mutlu Ker...

Türkiye gündemini yakından takip eden birçok kişi Rafet Dalkıran hakkındaki bilgileri araştırmaya ba...

Galatasaray ile geçirdiği 4 sezonun ardından takımdan ayrılan Mauro Icardi, Wanda Nara ile boşanma d...

Türk edebiyatının usta şairi Ahmet Telli, 80 yaşında hayatını kaybetti. ...

Ankara'da gerçekleştirilen tarihi NATO Liderler Zirvesi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile AB...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, erken seçim tartışmalarına ilişkin "Seçimlerin zamanında yapılması...

CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimler, yarınki kurultay davasında mutlak butlan...

Alkol testi yaptırmamak için direnen Artvin Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Soysal hakkında "trafik...

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), haftanın Video Yardımcı Hakem (VAR) kayıtlarını açıkladı. Görüntül...

İstanbul'da kaldıkları otelde yaşamını yitiren Böcek ailesinin fertlerinin ölümüne ilişkin hazırlana...

Kayseri'nin Melikgazi Belediyesi, "MEGA" isimli insansı robotunu belediyede işe başlattı. Robot, bel...

Son depremler...Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il...

Okulların açılmasına üç hafta kala bazı özel okullar kitap ücretlerini açıkladı. İstanbul'da yüzde 5...

Mustafa Bilici, Mehmet Mustafa Gürban ve Ömer Karakaş, AK Parti'ye katıldı. Meclis'teki sandalye dağ...

UEFA Avrupa Ligi 3. eleme turuna adını yazdıran Beşiktaş'ın rakibi netleşti....

Instagram’da aylık 79.99 TL’lik ücretli abonelik sistemini başlatan Gülben Ergen, tüm dikkatleri üze...

Küçük yaşlardan itibaren pilot babası sayesinde havacılığa ilgi duyan Atakan Erdemli, 20 yıl önce re...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel yönetim merkezli skandalların mazur görülemeyeceğini dile ...

Adana'da bir binanın damında istiflenen torpillerin barutları boşaltılırken patlama meydana geldi. O...

İstanbul'da site otoparkındaki 2 araçtan 30 milyon dolar çalınmasına ilişkin soruşturmada 3 şüpheli ...
Copyright - 2026 - | Jandarma Asayiş Haber Gazetesi | İletişim | Künye | Panel
Haber Portalı | Tasarım-Yazılım: Gursoft.com